İkinci girdimi pek de hoşnut olmadığım bir konu hakkında yapmak beni ziyadesiyle üzmekte... Oysaki şu an bir sürü işim var; ders çalışmak ve babamın İngilizce'ye çevirmemi rica ettiği ufak metinlerle uğraşmak gibi... Ama öfkeli bir "pms" kurbanı olarak buraya bir kaç kelime kondurmak daha cazip geldi.
Neden savunduğum, uğruna hayatımda önemli yer taşıyan insanlarla tartıştığım, "dostum" dediğim insanlar genelde beni mahcup edecek, yüzümü kara çıkartacak hareketler ve davranışlar sergiliyorlar, bir türlü anlayamıyorum. Sanki benim verdiğim değer sıradan bir şeymiş gibi. Sanki tüm o çabalar, haykırışlar boşaymış gibi. Tüm geçirdiğim zamanlar tozlanıp raflarda kalmış gibi. Nerde hepsi?
Genelde, şayet bir işte çalışmıyorsam, yaptığım şeylerden karşılık beklemem. Canım istediği için yaparım. Yardım ediyorsam, dinliyorsam, konuşuyorsam, kendimce akıl veriyorsam vs. hep kendi isteklerim doğrultusunda hareket etmeye çalışırım. Yaparım veee hooop! denize.
Sadece... herkes gibi, tüm istediğim... Hatırlanmak. Tek istediğim bu. "Benim böyle bir arkadaşım/dostum/sevgilim vardı, benim için hede hödö yapmıştı. Onu ve benim için yaptıklarını hiç unutmayacağım." Arkamdan böyle konuşulmasını isterim.
Başka biri devreye girince unutulan değil, sınav çıkışı beklediği halde yanına gidilmeyi unutulan değil, eskiden her hafta en az 1-2 kere aranılırken, destek alınacak başka biri bulunduğunda haftalarca aranmamaya başlanılan değil, bunlarla karşı karşıya geldiğinde o insana karşı içinde kocaman bir buzdağı besleyen değil... Hatırlanan olmak istiyorum.
Bir yerde bir yanlışlık var... Bir gün, bir zaman, bir yerde, bir akılda, bir ruhta, bir içim suda, bir hayatta bulmak lazım.
Kendi nacizane tarihim boyunca dostum diyebildiğim nadide insanlardan birisin ama dostluklar konusunda sanırım bir veya birkaç şeyi ıskalamışsın. Zaman denen durdurak bilmeyen ufak yaramaz karşısında direnebilen soyut varlıktır dostluk. Aradan geçen dakikalar, saatler, ay ve yılların önemi yoktur. Sadece hatıraları bile yeter. Gülümsetir ki sadece hatıra olmadığını bilmek insana yaşayabileceği en büyük güven duygusunu yaşatır. Haber almamak, alamamak ya da basitce görüşememek zamanın ufak oyunudur. Dostlar ve dostluklar hep ve her zaman bir yerlerde kesişir. En iyi veya en kötü zamanlarda. Olasılıklar dünyasının küçük oyunlarına bağlıyız sadece.
YanıtlaSilHadi sana iyi eğlenceler...